Kitap 2 # İçimizdeki Şeytan - Sabahattin Ali

Kitabın Adı: İçimizdeki Şeytan
Kitabın Yazarı: Sabahattin Ali
Kitabın Türü: Edebi
Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları
İlk Baskı: Remzi Kitabevi - 1940
Basım Yeri: İstanbul
Basım Tarihi: Şubat 2018
Sayfa Sayısı: 255


İçimizdeki Şeytan - Sabahattin Ali

  • Kitabın adında da anlaşılacağı üzere insanın içindeki bir şeytanı, kötülüğü farketmesi üzerine işlenmiş bir kitap. Kitabın başlarında bunları farketmesek ve hatta son sayfalara gelene kadar kitabın adı ile konusu arasında bağlantı kuramayabiliriz. Ancak sonlara doğru anlaşılıyor ki karakterlerimiz içindekileri aslında tamamen yansıtmamış kitabın ilk sayfalarında. Asıl duygularını, düşüncelerini sonlarına doğru yazdıkları mektuplarda, konuşmalarda öğreniyoruz. Ancak buna rağmen kitabın ilk bölümlerinde ana karakterlerin diğer insanlarla ilişkisinden ve dönemin özellikleri üzerinde, insan üzerindeki etkisinden bahsedilmektedir. Kitabın yazıldığı dönem şartları ele alındığında günümüzde yaklaşık bir yarım asır öncesinin etkilerini farkedebiliriz. 



  • Ana karakterlerimiz Macide - Ömer ve Bedri'den oluşmakla birlikte yan karakterlerde de işlenmiş çok yerinde tespitler vardır. Zira Nihat, Emin Kamil, Profesör Hikmet, Emine Teyze, Balıkesir Okul Müdürü ve diğer karakterler dönemin düşünce yapısını adeta ortaya koyuyor. Başlangıçta Balıkesir'de başlayan ve müzik eğitimi için teyzesinin Macide'yi İstanbul'a götürmesi, Ömer ile tanışması, yanında kaldığı aileden uzaklaşması, Ömer ile gizli evliliği, Ömer'in arkadaşlarının göründüğünden farklı tutumları... şeklinde süregelen anlayışlara yer veriliyor.



  • Kitabın karakterleri arasında benim en dikkat ettiğim kişi Veznedar ve Bedri olmuştur. Zira Veznedar küçük bir para kaçırma olayını içinde büyütmekte ve kendisi için kabullenememektedir. Bundan dolayı vicdan azabı çekmektedir. Ancak aldığı paranın akrabasından geri dönmemesi ile parayı yerine koyma ihtimali kalmamış ve hatta ilerleyen süreçlerde Ömer'inde dahil olacağı yeni para almalarına kadar gidecektir. Veznedar sıradan bir memurun yaptığı hatanın üzerindeki etkilerini, aile baskısını, geçim zorluğunu, insanlara güvenilmemesi gerektiğini bizzat kitapta yaşayarak öğrenmiştir ve bu ikili diyaloglarla aktarmıştır.



  • Bedri karakteri ise Balıkesir'den İstanbul'a kadar olaylarla birlikte gelecek olan bir karakterdir. Önceleri Balıkesir'de Macide'nin öğretmeni iken zamanla müdürün telkinleri ile geri durmuş ve İstanbul'a dönmüştür. Macide ise teyzesinin desteği ile eğitim için İstanbul'a gelmiştir. İstanbul'da olaylar esnasında bir süre bu karakterle karşılaşılmazsa da ilerleyen bölümlerde Ömer'in arkadaşı olarak tekrar olaya dahil olacak ve Macide ile aralarında asla dile getirmedikleri husumet ele alınarak kitabın sonlarına kadar Macide-Ömer ikilisinin yanında olacaktır.



  • Kitabın dili yer yer ağırlaşmakla birlikte bazen ilerlemesi benim için sıkıntı olmuştur. Ancak okunması gereken bir kitaptır. Bazı yerlerdeki tahliller yerinde ve önemlidir. Dönemin özelliklerini ve karakter yapısını her bir karakter özelinde çok iyi aktarmıştır.



''İyilik demek kimseye kötülüğü dokunmamak demek değil, kötülük yapacak cevheri içinde taşımamak demektir.''





Yorumlar